17 Ocak 2008 Perşembe
Tek cümlelik öykü
Burada en fazla üç cümle ile bir öykü anlat. Kısa olsun, okuduğumuzda gerisini biz bilelim, veya biz yazalım o öyküyü kafamızda...
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Bu blogu ben yazmayacağım, sizler yazacaksınız, yorumlarla... Konuları ben bir tek postingde açacağım, altına da sizden kısaca yorumlarınızla o konuda o günkü katılımınızı rica ediyorum. Burasının sık sık gelinip okunacak bir yer olması için en güzel yollardan birinin bu olacağını tahmin ediyorum. Burası yazılarla değil, okuyucuların yorumlarıyla katılmasıyla ilgi çekecek bir köşe olacak. Hadi bakalım en az 1000 yorum olsun... Lütfen tanıtım yazısını okuyunuz..
16 yorum:
Ameliyathanenin bekleme odasında endişeyle beklerken en son ne zaman ona onu sevdiğini söylediğini düşündü, gözleri doldu, çok geçti..
uçurumun kenarındaki genç kadın, gözyaşlarını rüzgara, zayıf bedenini boşluğa bıraktı...
24 yıl olmuş görüşmeyeli, neredeyse bir ömür. tüm gençliğini bensiz yaşadın, kimbilir ne dönemeçlerden geçtin yanında değildim. kalbini kırdım ayrılırken, sen benim ilk kalbini kırdığımdın, bir bunu hatırlıyorum seninle ilgili, ve güzelliğini.
Gece rüyasında gördüklerinden o kadar etkilendi ki, uyanınca hayatında pek de sık yapmadığı bir biçimde, uzun uzun dua etti. Farklı bir huzur vardı şimdi içinde. Ve, evet telefon çaldı. İşte aylardır duymak istediği ses..
O akşam trafiğe kalmamak için işten biraz erken çıkmıştım. Buna rağmen binbir güçlükle ulaştığım Taksim'e girerken cadde üzerine sıra sıra park etmiş araçların arasında kendi aracıma yer bulunca çok sevinmiştim. Gecenin sabaha yaklaşan saatlerinde güzel bir kadınla döndüğümde beni kötü bir süpriz bekliyordu.
Ben aslında Gülçin'in memleketi Trabzon'a gidecektim. Bunun için internete girip dolaşmaya başladım. Nasıl oldu bilmiyorum, şimdi elimde iki Londra bileti var.
Daha henüz 14 yaşındaydı
Aylardır aradığı bas gitara nihayet sahip olabileceği duygusu, satmak zorunda kalan müzisyen için üzüntüsünü bastırıyordu. Aylardan beri biriktirdiği para annesindeydi. 30. yıl özel yapımı, Musicman Stingray gitarın parlak kırmızı renginden gözlerini ayıramadan,annesini arayıp, parayı ne zaman alabileceğini sorduğunda karşılaştığı uzun sessizliğe bir anlam veremedi.
bozulmuş yiyecek kokusunun sardığı küçük evde, ancak denkleştirip ödeyebildiği faturayı çöpe atarken, açılan elektriğe bir de okkalı küfür basıp zaten zar zor çalışan eski bilgisayarını açtı.
...
"Şimdi gel de buraya üç cümlede bi halt yaz.." diye düşünüp, klavyede öylesine oynaşırken, aşağıda, kelime doğrulama bölümüne takılan gözleri, "sjkaxdb" harflerinden oluşan bütüne, istemsizce bir anlam yüklemeye çalıştı ve odaklanmasını altüst etti.
...
Klavyeyi öne doğru, sinirle ittiği sırada, kolu yanındaki tabağa çarpınca, lastik, enjektör ve kaşık yere saçıldı..
Korktuğu için bir fırsatı tepmişti, şimdi bir fırsatı daha olmayacak diye korkuyor...
Çok mutluydu, küçüklüğünden beri hayalini kurduğu düşü gerçekleşiyordu, hep bir yıldız olmak, hep şarkı söylesin ve hayranları onu alkışlasın istemişti, şu perdenin arkasındaki kalabalık onu bekliyordu.
Bu kalabalığı haketmek için yaptıklarını hatırladı, pos bıyıklı göbekli, artık "minik kuşum" demek zorunda kaldığı, yanına her yaklaştığında nefesindeki iğrenç kokudan dolayı kusacak duruma geldiği, kulak kıllarını gördükçe bağırmamak için kendini zor tuttuğu ve artık hergece yanına yatmka zorunda olduğu ayıyla tanıştığında aldığı kararı anımsarken gözüden iki damla öfke yüklü göz yaşı süzüldü.
Omuzlarını dikleştirdi başını geriye attı, yüzüne o aptla iri gülümsemesini yerleştirdi, çenesi yukarıda ışıklara doğru yürüdü.
"İngiliz İmparatorluk sarayında suçlu bir asilzadenin kraliçe tarafından affını gösteren tasvirden sonra, en dikkate değer tablo, 'Optimus' marka lüks lambası ilanıdır.."
Barba Antimos - Sait Faik
"neden şimdi?" dedi adam.
"artık kendimi kandıramıyorum da ondan" dedi kız.
Yaşam koçuna beş yıl önce yazdığı mektubu çoktan unutmuştu. Hayallerini, umutlarını dökmüştü satırlarına. Çantasının gizli bölmesinde taşımaktan katlama yerleri yırtılmış, iyice sararmış mektubu görünce şaşkınlıktan..
o yaz saçlarım kızıldı ve ben hasan'a aşıktım.
Hayatımın bundan sonrasını nasıl geçireceğimi düşünürken, ilk yapmam gerekenin,şu ana kadar yaşadıklarımı ne yapıp edip kafamdan atmak olduğuna karar verdim.
Yorum Gönder